Hayalî bir otel kahvaltısındayız. Önümüzde peynirler, sıcaklar, meyveler ve uzaktan göz kırpan bir çörek var. İnsan böyle bir manzarada bir anda keşif heyetine dönüşebiliyor. Harita yok ama rota iddialı: Önce zeytin, sonra omlet, ardından henüz adını bilmediğimiz o güzel şey.

Penguenin yöntemi, ilk turda küçük bir tabak almak. Böylece hem neyi sevdiğimizi anlıyoruz hem ikinci tur için makul bir sebebimiz oluyor. Tabağın üzerine mimari proje çizmek zorunda kalmıyoruz.

Bu arada kahvaltının arkasındaki hazırlık emeğine küçük bir teşekkür de sofraya yakışıyor. İyi bir sabah bazen çok basit kuruluyor: Sıcak bir çay, sevdiğimiz birkaç lezzet ve acele etmeden oturacak zaman. Çörek bekler; önce çay soğumasın.

— Penguen

Özgün durumsal mizah; hayalî bir sahnedir, gerçek haber veya röportaj değildir.